Cezayir Keçiova Camii Restorasyonu (2014-2018) 

1.Tarihi ve Genel Tanım

 Kökeni ve Osmanlı Dönemi

Keçiova Camii, Cezayir’in başkenti Cezayir’in Casbah adlı tarihî semtinde yer alır ve Osmanlı Dönemi’nden kalma önemli bir eserdir. Keçiova (Ketchaoua) Camii’nin, Braun-Hogenberg’in 1575 yılında yayımladığı Civitates Orbis Terrarum’da Antonio Salamanca tarafından muhtemelen 1541 yılında çizilen  bir gravür, Piazza del Re (Hükümet Meydanı) olarak işaretlenen ve çevresi Osmanlı çağı sivil mimarlık ürünleri ve tarihî  konutlarla çevrili şimdiki caminin bulunduğu mevkide yer aldığı açıkça görülen Osmanlı sarayının avlusunda, 16.yüzyılın ilk yarısı içinde inşa edilmiş silindirik tek şerefeli minaresiyle kubbeli bir caminin bulunduğunu ortaya koymaktadır. Kentteki en erken tarihli bu Osmanlı yapısının, Barbaros Hayreddîn Paşa’nın H.926/M.1520 yılında inşa ettirdiği ve günümüze sadece kitâbesi kalabilmiş cami olduğu iddia edilmiştir. Söz konusu cami, 16.yüzyıla ait olduğu bilinen iki gravürden birinde minaresiz, diğerinde ise tek şerefeli silindirik minaresi ile tek kubbeli silindirik ya da çokgen prizmal bir kütle halinde yer aldığı, 17. ve 18.yüzyıla ait gravürlerde de bu haliyle resmedilmiştir.

Hâl-i hazırda, caminin güney cephesi girişindeki üç bölmeli son cemaat yerinde bulunan Arapça ve Fransızca kaleme alınmış iki ayrı mermer levhada, söz konusu caminin “Hanefi mezhebine mensup olanlar için Sebil’ul-hayrât olarak H.1021/M.1612-13 yılında inşa edildiği” yazılıdır.

Caminin, 18.yüzyılın sonlarında Cezayir Dayısı Hasan Paşa tarafından H.1209/M.1794-95 yılında yeniden yaptırılarak büyütüldüğüne ilişkin Arapça yazılı mermer bir kitâbe, hâlen Cezayir Eski Eserler Müzesi’nde bulunmaktadır. 19.yüzyılın ilk yarısına ait bazı gravürlerde, Hasan Paşa tarafından yaptırılarak büyütülen caminin yeni formu rahatlıkla görülebilmektedir.

Fransız Döneminde Dönüşüm

1832’ten itibaren Fransız işgali sırasında cami zorla ele geçirilmiş ve sökülerek Katolik Saint Philippe Katedrali’ne dönüştürülmüştür. Bu süreçte binanın büyük bölümü yıkılmış, yerine yeni kilise yapıları eklenmiş ve orijinal İslami mimarî özellikler önemli ölçüde değiştirilmiştir. 20.yüzyılda Yeni Mağrib Mimarisi’ne model oluşturacağı düşünülen katedral yeni hâliyle 1908 yılında ibadete açılmıştır.

 Bağımsızlık Sonrası

Cezayir’in 1962’de bağımsızlığını kazanmasıyla, yapı tekrar cami olarak kullanılmaya başlanmıştır. İlk cuma namazı bağımsızlık sonrası burada kılınmış ve camii ülke için bağımsızlık sembolü haline gelmiştir.

  1. Mimari Özellikler

Stil ve Etkiler

Keçiova Camii’nin mimarisi, farklı dönemlerdeki müdahaleler nedeniyle çok katmanlıdır:

Osmanlı-Moor mimarisi: Osmanlı etkisi ile Kuzey Afrika’ya özgü Moor süslemeleri birleşir.

Bizans etkileri: Giriş ve cephede bazı Bizans izleri de görülür.

Karma mimari: Yapı, cami olarak inşa edilmesinin ardından kiliseye çevrilmesi nedeniyle klasik bir cami planından sapmış, farklı mimarî motiflerin sentezini yansıtmıştır.

Önemli Mimari Unsurlar

Giriş: 23 basamaklı bir merdivenle ulaşılan portiko; dört siyah damarlı mermer sütunla desteklenir.

Minareler: İki adet sekizgen minare cephede dikkat çeker.

İç Mekân: Beyaz mermer sütunlarla oluşturulan galeriler, çarpıcı Moor tarzı sıva işçiliği ve kubbeler mevcuttur.

Mezar: İç mekânda San Geronimo adlı bir misyonerin mezarı bulunur; bu, Fransız dönemi izlerinden bir diğeridir.

  1. Onarım ve Restorasyon Tarihçesi

 Erken Müdahaleler

Cami, 2003’te meydana gelen bir depremde hasar gördü ve geçici olarak kapatıldı.

2009 Onarımı

2008-2009 civarında Cezayir Kültür Mirası Dairesi minareler, cephe merkezi kubbesi ve iç merdiven gibi kritik alanlarda onarımlar başlattı. Plan daha geniş bir “Casbah restorasyonu” programı kapsamında ele alındı.

2013 Anlaşması ve TİKA Projesi

2013’te Türkiye ile Cezayir arasında tarihi eserlerin restorasyonu için bir iş birliği protokolü imzalandı. Bu kapsamda Keçiova Camii’nin restorasyonu kararlaştırıldı.

2014-2018 Büyük Restorasyon

Restorasyon çalışmaları 2014’te başladı ve yaklaşık üç yıl sürdü.

Çalışmaları Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) yürüttü; Cezayir ve Türkiye’den mimarlar, arkeologlar ve mühendisler birlikte çalıştı.

Hedefler ve Müdahaleler:

Fransız dönemine ait kilise unsurlarının kaldırılması (altar, bema vb.)

Orijinal Osmanlı mimarî planına sadakatle restorasyon

Minarelerin, cephelerin ve ana kubbenin statik güçlendirmesi

İç mekânda özgün hat, süsleme ve mermer işlerinin yenilenmesi

Zeminin düzenlenmesi, yeni merdivenlerin yapılması, halı ve iç dekorasyonun yenilenmesi

2018 Yeniden Açılış

Restorasyon tamamlandıktan sonra camii 9-13 Nisan 2018 tarihleri arasında resmi olarak açıldı ve cuma namazıyla tekrar ibadete açıldı.

Bu restorasyon, hem Cezayir’in bağımsızlık sembollerinden biri olduğundan hem de UNESCO Dünya Mirası “Casbah” içinde yer aldığından büyük bir kültürel önem taşıdı.

  1. Müdahalelerin Önemi ve Koruma Felsefesi

Kültürel Mirasın Korunması

Çalışmalar, restore edilmesi gereken bir ibadet yeri olmanın ötesinde tarihi kimliğin ve mimarî mirasın korunması amacıyla yürütüldü.

Mimari Sadakat

Restorasyonda Osmanlı dönemi mimarî kimliği esas alındı; Fransız dönemi katkıları mümkün olduğunca ayrıştırıldı.

Birlikte Çalışma

Projede hem Cezayir hem Türk teknik ekipleri yer aldı; UNESCO uzmanlarının da yakından takip ettiği bildirildi.

  1. Önemi ve Güncel Durum

Keçiova Camii, Cezayir’in kültürel ve tarihî sembollerinden biridir. Osmanlı dönemi eserlerinin Kuzey Afrika’daki nadide örneklerinden kabul edilir.

Bugün hem ibadet hem de turist ziyaretlerine açık olup Casbah’ın en dikkat çeken yapılarından biridir.

Keçiova Camii (Cezayir) – Teknik Restorasyon ve Müdahale Analizi

Restorasyon Öncesi Durum Analizi

Yapısal Problemler

2003 Boumerdès Depremi sonrası:

Minarelerde düşey çatlaklar

Kubbe kasnağında gerilme çatlakları

Taşıyıcı kemerlerde kesme çatlakları

Fransız dönemi müdahaleleri nedeniyle:

Özgün yük aktarım sisteminin bozulması

Sonradan eklenen ağır kilise strüktürlerinin statik dengesizliği

Malzeme Bozulmaları

Tuzlanma (özellikle alt kot duvarlarda)

Nem kaynaklı:

Sıva kabarmaları

Taş yüzeylerde ayrışma

Mermer sütunlarda:

Yüzey erozyonu

Mekanik aşınma ve biyolojik kirlenme

Tarihsel Katman Sorunu

Yapı:

Osmanlı camisi

Fransız katedrali

Yeniden cami

Koruma ikilemi:

Fransız dönemine ait unsurların “belge değeri” ile Osmanlı özgünlüğü arasında seçim

2.Restorasyon Yaklaşımı ve Koruma İlkeleri

Restorasyon süreci, uluslararası koruma ilkeleri doğrultusunda yürütülmüştür:

Venedik Tüzüğü (1964)

Nara Özgünlük Belgesi (1994)

UNESCO Casbah Yönetim Planı

 Benimsenen Temel İlkeler:

Minimum müdahale

Geri döndürülebilirlik

Belgelendirme esaslı restorasyon

Osmanlı dönemine referanslı restitüsyon

3.Yapısal (Statik) Müdahaleler

 Minare Güçlendirmesi

İçten:

Paslanmaz çelik çekirdek çubuklar

Enjeksiyon harcı (hidrolik kireç esaslı)

Dıştan:

Taş derzlerin geleneksel kireç harcıyla yenilenmesi

Amaç:

Depreme karşı yatay dayanımın artırılması

Görsel müdahalenin minimumda tutulması

Kubbe ve Kemerler

Kubbe kasnağında:

Çatlak enjeksiyonu

Gizli çelik gergi sistemleri

Kemerlerde:

Zayıflamış taşların orijinal taşları ile yenilenmesi yöntemiyle yeniden yerleştirilmesi

Malzeme ve Yüzey Restorasyonu

Taş ve Mermer Elemanlar

Temizlik:

Düşük basınçlı mikro-kumlama

Kimyasal olmayan (non-iyonik) yöntemler

Sağlamlaştırma:

Etil silikat bazlı taş güçlendiriciler

Tamamlama:

Fark edilebilir ama uyumlu taş ekleri (restorasyon etiğine uygun)

Sıva ve Kalem İşi

Fransız dönemine ait:

Çimento esaslı sıvalar söküldü

Yerine:

Geleneksel kireç + kum + tuğla tozu karışımları

Osmanlı dönemine referansla:

Geometrik ve bitkisel süslemeler yeniden üretildi

Rekonstrüksiyon değil, kontrollü restitüsyon uygulandı

Kubbe ve Kemerler

Kubbe kasnağında:

Çatlak enjeksiyonu

Gizli çelik gergi sistemleri

Kemerlerde:

Zayıflamış taşların orijinal taşları ile yenilenmesi yöntemiyle yeniden yerleştirilmesi

4.Malzeme ve Yüzey Restorasyonu

Taş ve Mermer Elemanlar

Temizlik:

Düşük basınçlı mikro-kumlama

Kimyasal olmayan (non-iyonik) yöntemler

Sağlamlaştırma:

Etil silikat bazlı taş güçlendiriciler

Tamamlama:

Fark edilebilir ama uyumlu taş ekleri (restorasyon etiğine uygun)

Sıva ve Kalem İşi

Fransız dönemine ait:

Çimento esaslı sıvalar söküldü

Yerine:

Geleneksel kireç + kum + tuğla tozu karışımları

Osmanlı dönemine referansla:

Geometrik ve bitkisel süslemeler yeniden üretildi

Rekonstrüksiyon değil, kontrollü restitüsyon uygulandı

Zemin ve Drenaj

Zemin altı:

Nem kesici drenaj kanalları

Kaplama:

Doğal taş ve halı sistemi

Amaç:

Kapilarite kaynaklı nemin önlenmesi

5.Belgeleme ve İzleme

Restorasyon süreci boyunca:

3D lazer tarama

Fotogrametri

Malzeme analiz raporları

Restorasyon sonrası:

Periyodik yapısal izleme programı önerildi

Öncesi / Sonrası

Tanıtım Videosu