Irak Bağdat Abdulkadir Geylani Camii ve Türbe Restorasyonu (2018)
Irak Bağdat Abdulkadir Geylani Camii ve Türbesi Restorasyonu (2018)
Tarihi ve Konumu
Irak’ın Bağdat kentinde, Dicle Nehri’nin doğu yakasında, Rusafa bölgesinde yer alan büyük bir külliye (Müslüman ibadet ve eğitim kompleksi) içinde bulunur.
Bu kompleks, Hanbeli müftü, vaiz ve büyük Sufi mutasavvıf Muhyi al-Din Abd al-Qadir al-Geylani’nin (Abdülkadir Geylani) adıyla anılır. Geylani, 1077/1078–1166 yılları arasında yaşamış; Qadiriyya tarikatının kurucusu olarak İslam dünyasında en saygı duyulan sufî önderlerinden biridir.
Tarihî Arka Plan
Abdulkadir Geylani Kimdir?
Hanbeli fakihi Ebu Said el Mübarek bin Ali el Muharremi tarafından 540 (1145)’te medrese olarak yapılan bina, talebesi Abdülkadir Geylani tarafından genişletilerek tekke haline getirilmiştir.
Aslen İran’ın Gilan (Cîlân) bölgesinde doğduğu kabul edilen Abdulkadir Geylani, Bağdat’ta eğitim görmüş ve burada yetişmiştir.
Sufi düşüncede büyük etkisi olan Qadiriyya tarikatının kurucusudur; Hanbeli hukuk okulu ile tasavvufu harmanlamasıyla tanınır.
1166’da Bağdat’ta ölmüş ve burada, bir türbe (mezar) etrafında oluşan külliye içinde defnedilmiştir.
Türbe ve Külliyenin Tarihsel Gelişimi
İlk türbe yapısı, Geylani’nin ölümünden kısa süre sonra oluşsa da mevcut külliye büyük ölçüde 1534’te Osmanlı Sultanı Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan’a yaptırılarak genişletilmiştir.
Bu dönemde türbe çevresine cami, medrese (eğitim yapısı), imaret (aşevi) gibi birimler eklenmiştir ki bu düzen geleneksel Osmanlı külliyelerinin tipik örneğidir.
Osmanlı döneminde külliye pek çok kez yeniden onarılmış ve güçlendirilmiştir. İran istilasında harap olan külliye, 1048 (1638)’te Sultan IV. Murad tarafından büyük ölçüde yenilenmiştir. 1085 (1674)’te Silahtar Hüseyin Paşa, 1123 (1708)’te Sultan II. Ahmed, 1281 (1865)’te Sultan Abdülaziz, 1318 (1903)’te Sultan Abdülhamid, 1970-1976 ve 1982-1984 yılları arasında da Irak Vakıflar Bakanlığı ile mütevellilerince onarım yapılmıştır.
Şeyh Abdurrahman Türbesi duvarında 941 ve 1123, batı revakında 1049, taçkapı ile avlu duvarları üzerinde 1318 H. tarihli kitabeleri mevcuttur.
Mimari Özellikler
Etrafı yüksek duvarlarla çevrili, geniş bir avlu içinde yer alan külliye, çarpık bir plana sahiptir. Türbe, cami, medrese ile tekke hücreleri, yazlık mescid ve imaretten oluşmaktadır. Türbe-cami manzumesi ortada, diğer yapılar avlu etrafında bulunmaktadır. Külliyenin güneyinde geniş bir bahçe ile mezarlık mevcuttur.
Külliye, klasik Osmanlı yapım geleneğiyle ortaya konulmuş, ibadet, eğitim ve sosyal yardımlaşma fonksiyonlarını bir arada barındıran bir komplekstir.
Cami ve Türbe Yapısı
Cami: Külliyenin merkezinde yer alır; cami, türbe ile doğrudan bağlantılıdır.
Türbe: Abdulkadir Geylani’nin mezarı; merkezî kubbeli bir yapı ile çevrelenmiştir ve iç mekân genellikle mermer, yazı şeritleri ve kubbe tezyinatıyla zenginleştirilmiştir.
Mimari Stil: Osmanlı dönemine özgü klasik etki taşır ancak yerel Bağdat inşa kültürüyle harmanlanmıştır.
Avlu ve diğer birimler: Medrese, imaret gibi külliye unsurları cami ile türbe çevresinde konumlanır; avlu mekanları ibadet ve ziyaret akışını düzenler.
Restorasyon ve Müdahale Geçmişi
Osmanlı Dönemi Bakımları
Külliye, Osmanlı idaresi tarafından farklı dönemlerde yeniden inşa ve güçlendirme çalışmalarıyla muhafaza edilmiştir (1534 sonrası, IV. Murat 1638, III. Ahmed 1708, Abdülaziz 1865, II. Abdülhamid 1903).
- Yüzyıl ve Modern Restorasyonlar
1970–76 ve 1982–84 yılları arasında Irak Vakıflar Bakanlığı zamanında restore edilmiştir.
2007’de türbe ve cami bir bombalı saldırıya hedef olmuş; dış duvar, kubbe ve minarelerde ciddi hasarlar meydana gelmiştir.
2010’lar – 2020’ler Restorasyon Çalışmaları
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ve ilgili Irak kurumları iş birliğiyle 2017’den itibaren külliyenin kapsamlı bir restorasyon ve yeniden ihya projesi yürütülmüştür.
Bu kapsamda kubbe, minber, mihrap, avizeler, halılar ve kapılar yeniden düzenlenmiş, Osmanlı dönemi motiflerine sadık bir biçimde kalemişleri yenilenmiştir.
Kültürel ve Dini Önemi
Abdulkadir Geylani türbesi hem Sufi müritler hem de İslam dünyası için sembolik bir ziyaret alanıdır; manevi öğretisi Qadiriyya tarikatı aracılığıyla geniş coğrafyalarda yayılmıştır.
Külliye, Bağdat’ın tarihî kültürel dokusunun önemli bir parçasıdır hem ibadet mekânı hem de eğitim-sosyal fonksiyonlarıyla klasik İslam külliyelerinin örneğidir.
Ramazan dönemlerinde burada milyonlarca kişinin ibadet, iftar ve teveccüh etkinlikleri yaptığı kaynaklarda belirtilmektedir.